| |
| Çevrimiçi Üyeler |
Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 0
Arama Motorları: 1
Ziyaretçi: 1
Toplam: 2
Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Üye Sayısı: 20
|
| |
|
|
Külli İrade ve Cüzi İrade Ne Demektir? |
İrade-i Külliye, avam halk arasında, Cenâb-ı Hakk'ın iradesine verilen bir isimdir. Fakat, sahabe, tabiîn ve tebe-i tabiîn döneminde bu ıstılah söz konusu değildir. Yani, onlar Cenâb-ı Hakk'ın iradesine Külli İrade; beşerin iradesine Cüz'î İrade dememişlerdir. Ne var ki, halkın meseleyi anlayabilmesi için böyle bir ıstılah vaz'etmede çok fazla zarar olmasa gerek. Tabiî, benim bu sözüm de yine tenkide açıktır.....
|
| |
Tebliğ ve İrşad Vasıtaları Olan Şeylerden Şahsi Kazanç Temini Olabilir mi? |
''İn Ecriye İllâ Alellah'' (Yûnus/72) Ayetinin İfade Ettiği Neşri Hak İçin Enbiyaya İttibaı İfade Eden İstiğna Düsturu Dolayısıyla Tebliğ ve İrşad Vasıtaları Olan Şeylerden Şahsi Kazanç Temini Olabilir mi?
"Ecrimiz, mükafatımız Allah'a aittir" âyetinin geçtiği yerde bunu Hz. Nuh, Hz. Hud, Hz. Salih, Hz. Şuayb ve Hz. Lut gibi, beş büyük peygamber kendi kavimlerine karşı söylemişlerdir. Başka yerlerde Hz. İbrahim ve Hz. Musa da araya girer.............
|
| |
İnsanın Ne Zaman ve Nasıl Öleceği Önceden Belirlendiğine Göre, Onu Öldürenin Suçu Nedir? |
Her şey gibi ölümün de zaman ve keyfiyeti, önceden tespit edilmiştir. Yani kâinat için vârit ve vâki olan her şey, insan, insanın hayatı ve ölümü için de vârit ve vâkidir. Belli yollarla varlığa erme, yine belli esaslar içinde varlığı sürdürme ve belli zaman sonra da sahneden çekilme, her varlık için kaçınılmaz bir hakikattir. Her şey, çok geniş ve umumî bir kader dairesi içinde ve kendisi için belirlenmiş bir çizgide doğar, gelişir; sonra da söner gider. Bu, ezelî, değişmez bir yol ve ebetlere kadar da devam edecek bir çark ve nizamdır...........
|
| |
İnsanımıza Okuma Alışkanlığını Nasıl Kazandırabiliriz? |
Herkes söylediği ve dinleyenlerde de bir ülfet ve alışkanlık meydana getirdiği için artık vicdanlardaki manâsına denk te'sir uyaramayan ve artık klâsikleşen bir söz var: İslâm'ın ilk emri "Oku".
Oku; mâhiyet i insaniye yi, kâinat kitabını ve bunlara tercüman olan Kur'ân'ı oku!.. Allah Rasûlü nün hayatını tetkîk et! Yeni yeni terkîplere ulaş ve vardığın neticeleri tekrar tekrar oku!.........
|
| |
Hz. Hasan, Hz. Muaviye Varken, Ömer bin Abdülaziz'in Beşinci Halife Sayılmasının Hikmeti Nedir? |
Bu meseleyi zannediyorum, şimdiye kadar, kelâmcılar dahi mevzu etmemişlerdir. Ama, kafaya takılan bir soru olması itibariyle arz etmeye çalışayım. Raşid halifeler efendilerimiz dört tanedir. Bu hususta herkes ittifak halindedir: Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali (ra). Bunlar, Efendimizin (sav) en eşref en ecmel, en ekmel, en ekber halifeleridir. Raşit Halifelerden sonra idare, Beni-Umeyye'nin eline geçti ve az sonra da, büyük ölçüde, Müslümanlar arasında safvet ve samimiyetle beraber, hilafet ruhu da sarsıldı........
|
| |
Hizmetten İnhiraf Eden ve Soğuk Davranan Kardeşlerimize Karşı Hareket ve Tavırımız |
Çeşitli sebep ve sâiklerle hizmetten elini gevşetmiş kardeşlerimiz vardır. Ve bunlar her zaman da olabilirler. Fakat onlar yine bizim mü'min kardeşlerimizdirler. Kur'an'ın ve Sünnet ölçüleri içinde bir mümine verilen değer aynen onlar için de geçerlidir. Öyleyse her mevzûda olduğu gibi bu mevzûda da ölçü, kitap ve sünnet olmalıdır.
Onları katiyyen gıybet edemeyiz. Çünkü gıybet haramdır ve mümin kardeşin etini dişlemektir.
|
| |
Hayat ve Gençlik Hevesatı Cihetinden Gelen Tehlikelerden Nasıl Korunabiliriz? |
Günümüz insanının en büyük dertlerinden biri: Hayatın içindeyiz ve çoklarımız itibâriyle gençliğin baskısı altında kalıyoruz. Hevesât, ulvî duygularımızı te'sir altına almış durumda. Ve bugün yüce hakikatları, Allah Rasulünün istediği keyfiyette temsîl etme cidden zor görünüyor. Şu kadar var ki, böyle tehlikeli bir hatta kavga vermenin de kendine göre avantajları var. Evet mârûz kalınan zor şartlar nispetinde bir de bu işin mükâfat yönü mevcuttur.
|
| |
Hacerül Esved Hakkında Bilgi Verir misiniz? ( Hacerü'l Es'ad ) |
Saâdetli bir taştır. Cenâb-ı Hakk'ın her işinde bir hikmeti vardır. Kâbe bir binadır ve biz namazda o tarafa doğru döneriz. Fakat esas bizim dönüşümüz "Eyne mâ tüvellû fesemme vechullâh" âyetiyle de anlatıldığı gibi, Allah'adır. Yani biz Cenâb-ı Hakk'ın marziyatına teveccüh etmiş oluruz....
|
| |
Edep Nedir? Edepli Olmak ne Demektir? |
Edep, Arapça bir kelime olup Türkçe karşılığı saygıdır. Ancak, o da terbiye manâsına artık Türkçe'ye mâl olmuş kelimelerden biridir.
Edep, dine ait prensipler sayesinde ruhta kazanılan ikinci bir fıtrat veya daha geniş manâsıyla ruhun dinle bütünleşerek istikrar kazanmasıdır. Ne var ki her din, insanı edebli kılmaz, İslâm edebli kılar. Aslında biz din deyince hemen İslâm Dini'ni kastederiz........
|
| |
Yabancı Ülkelerde Doğanların Durumları Ötede,Ahirette Nasıl Olacaktır? |
Bu soru öteden beri sorula gelen meselelerden biridir ve zannımca, diyalektik yapılmak istenmektedir. Yani "biz Allah'a ve Onun Peygamberine inandığımızdan dolayı Cennet'e gireceğiz; ama İslâm dünyasına çok uzak memleketlerde, meselâ, Paris'te, Londra'da, Moskova'da doğan kimseler bizim sahip bulunduğumuz imkânlara sahip olamadıklarından; erdiğimiz nura eremeyecekler ve dolayısiyle bütünüyle Cehenneme girecekler?"
|
| |
|
|