Anasayfa Üye Ol İstatistik İletişim RSS 2.0 Link2Me
   
 
 
Üye Paneli
Kullanıcı Adı
Parola
 
 
Kategoriler
Esmaü'l Hüsna - Allah'ın İsimleri
Kur'an-ı Kerim Bölümü
Kur'an-ı Kerim Arapçası ve Türkçe Meali
Hz.Muhammed (s.a.v) Hayatı
Hadis-i Şerifler Kütübü Sitte
Sahabe,Eshab-ı Kiram Hayatı
Kırk Hadis-i Şerif
Dini-İslam-i Programlar
Genel Konular
Soru - Cevap
 
Takvim:
«    Mart 2010    »
PtSaÇrPrCuCtPz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 
 
Son Eklenen Konular:
» Safer ayı uğursuz ay mı ...
» Safer Ayı Kılınacak Nam ...
» Muhammed Bozdağ SEVGİ Z ...
» Zilhicce Ayı Orucu Fazi ...
» Hayır kurumlarına vekal ...
» Adak ne demektir? Adak ...
» Bayramda adak kesilir m ...
» Ölmüş annem babam yada ...
» Borç para ile kurban ke ...
» Taksitle kurban alınabi ...
 
Çevrimiçi Üyeler
Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 0
Yok.

Arama Motorları: 0
Yok.

Ziyaretçi: 1
Toplam: 1

Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Üye Sayısı: 20
aaawe110 aaawe140
akrepyusuf® Allahaaşığım
balatlı37 braveheart-011
Davud h.a
hanzala hasbi
hayatagulus imamali
kukoJIka M.S.M
musate photo140
Serapay Vadaw234
zalfotarum zerak

 
Popüler Konular:
 
Rast Gele Makaleler:
» Namaz Vakitleri 1.0 | B ...
» Şeyh Abdulbasit Muhamme ...
» Bediüzzaman Said Nursi ...
» Dua Ederken ''Euzü- B ...
» Ahir zamanda, kişiyi ka ...
» Tesettürün Hikmetleri, ...
» Hizmetten İnhiraf Eden ...
» Kadın kurban kestirebil ...
» İsra Suresi, 29. ayette ...
» Allahın 99 Adından Oluş ...
 
Ah Efendim Arşiv:
Ocak 2010 (2)
Aralık 2009 (1)
Kasım 2009 (26)
Eylül 2009 (3)
Temmuz 2009 (25)
Haziran 2009 (77)
 
.
 
 
www.ahefendim.com » Soru - Cevap

Safer ayı uğursuz ay mıdır?
Gönderen: Serapay 15 Ocak 2010 Kategori: Soru - Cevap

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Safer, kameri ayların ikincisinin adıdır. Resmi vesikalarla hususî mektuplarda ve takvimlerde “Saferu’l-hayr” şeklinde yazılır ve (s) rumuzuyla gösterilirdi. Bilindiği gibi kamer (ay)ın doğuş ve batışına tabi olan ay hesabına “kamerî aylar” denilmektedir ki şunlardır: Muharrem, Safer, Rebîu’l-evvel, Rebîu’l-ahir, Cemaziye’l-evvel, Cemaziye’l-ahir, Receb, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce. Bu hususta Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:


Yorumlar (0)   Konunun Devamı
 
Şevval ayında 6 gün oruç tutmanın sebebi ve ehemmiyeti
Gönderen: zerak 28 Eylül 2009 Kategori: Soru - Cevap

Ramazân ayında oruç tutmayı müteâkıben, Şevvâl ayında da 6 gün oruç tutanlar, senenin tamâmında oruç tutmuş gibi olurlar. Şöyle ki, Kur’ân-ı kerîmde, “Bir hasene işleyene, en az 10 sevâb verilir” buyurulmaktadır. Bunun için, Ramazân-ı şerîfte tutulan 30 gün oruca karşılık 300, Şevvâl ayında tutulan 6 gün oruca karşılık da, 60 gün sevâb yazılacağından, toplam 360 gün oruç tutulmuş gibi olur. [Hicrî sene de 354 gün olduğundan, böylece bütün sene oruçlu geçirilmiş sayılır. Zâten Ramazan Bayramının 1. günü, Kurbân Bayramının da 4 günü olmak üzere, senede toplam 5 gün oruç tutmak harâmdır.]

Yorumlar (0)   Konunun Devamı
 
Tesbih Namazı Nedir? Nasıl Kılınır?
Gönderen: Serapay 15 Eylül 2009 Kategori: Soru - Cevap

Günahların afvına vesîle olan tesbih namazı 4 rek'atlı bir namazdır.
Bu namazı kılabilmek için aşağıdaki tesbihi ezber bilmek gerekir.

Yorumlar (0)   Konunun Devamı
 
Hayatta Gençlikten,Şehvetten ve Dünya Zevklerinden Gelen Günahlardan Nasıl Korunmalıyız?
Gönderen: zerak 28 Haziran 2009 Kategori: Soru - Cevap

Günümüz insanının en büyük dertlerinden biri: Hayatın içindeyiz ve çoklarımız itibâriyle gençliğin baskısı altında kalıyoruz. Hevesât, ulvî duygularımızı te'sir altına almış durumda. Ve bugün yüce hakikatları, Allah Rasulünün istediği keyfiyette temsîl etme cidden zor görünüyor. Şu kadar var ki, böyle tehlikeli bir hatta kavga vermenin de kendine göre avantajları var. Evet mârûz kalınan zor şartlar nispetinde bir de bu işin mükâfat yönü mevcuttur.

Hz.Hamza'yı şehîtlerin efendisi ve Allah'ın arslanı haline getiren verdiği kavganın zorluğu değil midir? "Düşman fazla ancak bizim de imânımız var" deyip can-siperâne ön saflara saldırış ve ölümü hiçe sayış. İşte bu O'nu ulvi makama ve şehîtlerin efendisi ufkuna ulaştıran mühim bir vesîleydi.


Yorumlar (0)   Konunun Devamı
 
Hacerül Esad,Hacerül Esvet Taşı Nedir? Bilgi Verir misiniz?
Gönderen: zerak 28 Haziran 2009 Kategori: Soru - Cevap

Saâdetli bir taştır. Cenâb-ı Hakk'ın her işinde bir hikmeti vardır. Kâbe bir binadır ve biz namazda o tarafa doğru döneriz. Fakat esas bizim dönüşümüz "Eyne mâ tüvellû fesemme vechullâh" âyetiyle de anlatıldığı gibi, Allah'adır. Yani biz Cenâb-ı Hakk'ın marziyatına teveccüh etmiş oluruz.

Cenâb-ı Hakk bazı yerlere kutsiyet lütfetmiştir. Meselâ Mescid-i Aksâ, Mescid-i Haram ve Ravza-i Tâhire hep mukaddestirler. Evet, Allah Rasûlünü bağrında taşıyan yerin taşı ve toprağı mukaddestir. Binlerce şâhidin şehâdetiyle onun toprağını şifâ niyetiyle kullananlar şifâ bulmuşlardır. Bu mucaveretten, o belde de mukaddestir.


Yorumlar (0)   Konunun Devamı
 
Bir Yerden Başka Bir Şehre ya da Ülkeye Hizmet Amacıyla Gitmek Hicret Sayılır mı?
Gönderen: zerak 28 Haziran 2009 Kategori: Soru - Cevap

Mukaddes Göç'ten kastımız Hicret'tir. Hicret, altında çok büyük manâ ve büyük hakikatlar yatan oldukça büyük bir meseledir. Bu kelime, insanın, bir beldeden bir beldeye hicret etmesini ifade ettiği gibi, insanın bir düşünceden başka bir düşünceye hicret etmesini de ifade eder. Ve, yine insanın kendi özünden kendi özüne hicretine de delâlet eder. Ben bu çok geniş, çok derin, çok muhtevalı kelimeyi, hem kelimenin kâmet-i kıymetine uygun şekilde hem de bugünkü önemi ölçüsünde ifade etmeye muktedir olabilir miyim bilemem, ama, Rabb'imin ihsanı ölçüsünde arzetmeye çalışacağım.

Yorumlar (0)   Konunun Devamı
 
Günah İşleyen İnsan Kendi İradesiyle mi? Günah İşler? Kader mi ? Ona İşletir?
Gönderen: zerak 28 Haziran 2009 Kategori: Soru - Cevap

Günah İşleyen Bir Kişi Kendi İradesine Uyarak mı Günah İşler, Yoksa Cenab-ı Hakk'ın İrâde-i Külliyesi mi Günah İşletir?

Meselenin kısaca ifadesi şudur: İnsanın elinde irade vardır. Biz buna ister cüz'î irade, ister meşiet-i beşeriye, isterse insanın kesb gücü diyelim. Cenâb-ı Hakk'ın yaratmasına da, küllî irade, halketme kuvveti yani kudret, irade ve tekvinin tasarrufu diyelim. (Bunlar Allah'ın sıfatlarıdır). Mesele, Cenâb-ı Hakk'a ait yönü ile ele alındığında, âdeta, Cenâb-ı Hak zorluyor da, olacak şeyler öyle oluyor, şeklinde anlaşılır ve bu suretle de, işin içine cebir giriyor. Mesele, insana ait yönüyle ele alındığı zaman ise, insan kendi işlerini kendi yapıyor, şeklinde anlaşılıyor ki, o zaman da işin içine "Herkes kendi fiilinin hâlıkı" düşüncesinden ibaret olan Mutezilî düşünce giriyor.


Yorumlar (0)   Konunun Devamı
 
Müslümanın zayıflayan iman hislerini güçlendirmesi için neler yapması gerekir?
Gönderen: zerak 28 Haziran 2009 Kategori: Soru - Cevap

Bir mümin için metafizik gerilim çok önemli bir unsurdur. Bir manâda, müspette sebât, menfîye karşı da boykot diyebileceğimiz metafizik gerilim, bir taraftan hizmete âit üniteleri işletme, bir mekanizma kurma ve onu dâima işler durumda tutma, diğer taraftan da günâh ve tahrîp cephesine karşı devamlı ve ısrarlı bir direniş içine girme manâlarını taşır. Diğer bir ifâdeyle metafizik gerilim, Allah ve Rasûlüne ve Rasûlün getirdiği sisteme sımsıkı sarılıp, küfür ve küfrândan yılandan, çıyandan kaçıyor gibi kaçma demektir. Zaten bir hadîs de bu hususu izâh eder: Üç haslet vardır. Bunlar kimde bulunursa, o insan imanın tadını tatmıştır. Allah ve Rasûlü her şeyin üstünde sevilmesi, insanlara Allah'tan ötürü muhabbet duyulması ve imânı bulduktan sonra yeniden küfre dönüşün ateşe atılıyor gibi kerîh görülmesi.

Yorumlar (0)   Konunun Devamı
 
Esir Var mıdır ve Ne Demektir? Açıklar mısınız?
Gönderen: zerak 28 Haziran 2009 Kategori: Soru - Cevap

Esîrin varlığı kat'î değil. Ne var ki, yüzde yüz itimat edeceğimiz bazı zevâtın, misal sadedinde dahi olsa bunları irât edip kullanmaları, bizi hiç olmazsa dikkatli olmaya davet etmektedir.

Yorumlar (0)   Konunun Devamı
 
Ehl-i Tasavvufun, Alemin Kıdemi Hususunda Maddiyun Filozoflarının Getirdiği Yolda Gitmeleri
Gönderen: zerak 28 May 2009 Kategori: Soru - Cevap

Ehl-i Tasavvuf, Alemin Kıdemi Hususunda Maddiyun Filozoflarının Getirdiği Yolda Gidiyorlar. İslam Akidesiyle Telif Edebilir misiniz? 

Ehl-i tasavvuf, âlemin kıdemine kâil değildir. Hele bütünü hakkında böyle düşünmek tamamiyle hatalıdır. Mutasavvıflar i inde, âlemin kıdeminde değil de "vahdet-i vücûd" hatta biraz daha ileri götürerek "vahdet-i mevcut" faraziyelerine saplananlar olmuştur; ama bu, âlemin kıdemine kâil olma demek değildir. Zâhiren, âlemin kıdemine kâil oluyor gibi görünseler de, aslında öyle olmadığı muhakkaktır. 

Yorumlar (0)   Konunun Devamı